Tarihçe

Eğitim sistemimizin temelinde güven ve sevgi var. Hayattaki bazı boşlukların sadece sevgiyle dolacağını biliyor, bu yüzden “çiçek olan” değil “çiçek açan” çocuklar yetiştiriyoruz.

Akademik başarının ne kadar önemli olduğunu biliyoruz. Ama yıllar sonra bir bayram sabahı buğulu gözlerle pencerede çocuklarınızı beklerken, karne notlarını çoktan unutmuş olacağınızın da farkındayız. Bu yüzden bilgi yerine beceri odaklı bir eğitim anlayışına sahibiz. Bilgiyi taşıyan değil, bilgiyi kullanarak kendi yolunu ve yönünü oluşturan bireyler yetiştirmek istiyoruz.

Okullarımızda yabancı dil eğitimini amacına uygun olarak, yani iletişim becerileri ön planda tutarak veriyoruz. Geleneksel yapıdan uzak, öğrencilerin dili bir hobi olarak görmelerini sağlayacak yöntem ve teknikleri kullanıyoruz. Anadil edinimine yakın bir öğrenme süreci oluşturabilmek için dilin yapısı üzerinde yoğunlaşmıyor, öğrencilerimizin hedef dilde kendilerini ifade edebilecekleri bir öğrenme ortamı sunuyoruz.

Kırılmış heveslerin alçıya alınamayacağını bildiğimiz için, “öğrenmeyi sevmek, sevmeyi öğrenmek” formülünü uyguluyoruz. Öğrencilerimizin hayatla ilgili karar alırken, “Başkaları ne der?” ekseninde değil, kendi doğruları temelinde düşünebilecek bir zihin yapısı oluşturmaya çalışıyoruz. İşte bu yüzden “Ne derler?” eğitimi değil, gerçek “Değerler eğitimi” veriyoruz.

Etkinlik tabanlı, merak ve keşif duygusunu tetikleyen, eğlenerek öğrenmeyi amaç edinen öğretim programımızla geleceğe önemli bir randevu veriyoruz